Sözleşmeler Hukuku

Sözleşmeler Hukuku

Birden fazla gerçek veya tüzel kişinin birbirine karşı yükümlülük altına girmesi sonucu kazanılan haklar topluluğu olarak nitelendirilebilen sözleşmeler, hukukumuzun neredeyse her alanına sirayet etmiş durumdadır.Sözleşme denildiğinde ilk olarak akla borç doğurucu sözleşmeler gelmekte ise de esas itibariyle “sözleşme” kavramı sadece borç doğurucu sözleşmeleri değil, eşya, miras, aile ve kişiler hukuku gibi özel hukuk alanındaki diğer sözleşmeleri de kapsamaktadır. Sayılanların yanı sıra idare hukukuna ilişkin sözleşmeleri ve hatta birey-devlet ilişkilerinin düzenlendiği toplum sözleşmelerini (anayasaları) dahi içerisinde barındırmaktadır. Modern hukuk sistemlerinin temelini oluşturan Roma Hukuku’nda Sözleşme kavramı; IusCivile tarafından contractus olarak ifade edilmiş; ve bu kavramın içeriği taraflar arasında borç ilişkisi doğuran bir hukuki işlem olarak kabul edilmiştir.
Hukukumuzda gerek Anayasa hükümleri gereğince gerekse Borçlar Kanununda yer alan düzenlemeler gereği sözleşme özgürlüğü ve sözleşme yapma serbestisi ilkeleri benimsenmiştir. Anayasamızın 48. Maddesinde her ne kadar sözleşme özgürlüğü esastır denilmiş olsa da bu serbesti kişilere sınırsız bir alan bahşetmemektedir. Bu durum Türk Borçlar Kanunu’nun 27. maddesi ile de sabit olup sair madde hükmünde “Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.” İfadesi yer almaktadır.
Tüm sözleşmeler açısından geçerli olmasa da bazı sözleşmelerin yasa hükümleri çerçevesinde korunabilmesi için belli bir takım şekil şartları gerekmektedir. Bu açıdan tarafların yapmış olduğu sözleşmeler de yasa hükümlerinin tanımış olduğu imtiyazlardan yararlanabilmeleri için Sözleşmeler Hukuku açısından bir çerçeve oluşturulmuş bulunmaktadır. Bu durumun yanı sıra Sözleşmenin, tarafların ne istediklerini tam olarak ortaya koyacak ve iradelerinin aynı amaca yönelik olacak şekilde kaleme alınması önemlidir. Bu açıdan yapılan taraflarca yapılan sözleşmelerde hukuki desteğin sağlanması tarafların hak kayıplarına uğramamaları açısından önem arz edecektir.